Türkiye'deki gizli ortaklıklar, Rus mafyası ve bir devlet başkanı [2. Bölüm]
Zeynep Sentek , Craig Shaw / 2016-12-21
Lead

Football Leaks'ten çıkan milyonlarca belgenin merkezinde Doyen Grup ve ardındaki Kazak-Türk Arif ailesi bulunuyor. 25 yıldır sessizce büyüyen ve ilişkiler ağı mafya üyelerini, oligarkları ve hatta devlet başkanlarını kapsayan bu aileyi ve Kazakistan, Türkiye ve Amerika'daki bulanık işlerini araştırdık.

[İkinci Bölüm]

#FootballLeaks

Daha fazla Football Leaks haberi için tıklayın

Share this story

Amerikan Başkanı Donald Trump, Tevfik Arif ve oğlu Arif Arif (Arif Efendi) - [Getty Images]

 

·       Football Leaks'ten çıkan belgeler Rixos Oteller Grubu ve Sembol İnşaat'ın ardındaki gizli ortağı ilk kez kanıtlarıyla ortaya çıkarıyor. 

·       Sembol and Rixos CEO'su Fettah Tamince, kendi üzerine kayıtlı görünen hisselerin aslında Arif ailesine ait olduğuna dair gizli belge imzaladı.

·       Tevfik Arif'in Donald Trump'la yaptığı yatırım 'Trump SoHo' projesine Rus mafyası nasıl bulaştı?

> ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Boğaz'a nazır: Doyen'in Türkiye şirketleri ve bağlantıları

Tevfik Arif’in adı Savarona skandalıyla beraber Türkiye’de de duyulunca, Rixos Otelleri ve Sembol İnşaat’ın kurucusu Fettah Tamince görünürde hem kendini hem de şirketlerini Arif’den uzaklaştırmıştı.

Baskından iki gün sonra yaptığı basın açıklamasında Tamince, 1999 yılında Arif’le Labada Otel yatırımında ortaklıkları olduğunu söylemiş ancak 2007 yılında otelin Arif’e devredilmesiyle ortaklıklarının bittiğini belirtmişti.

“Bu ortak yatırımın dışında herhangi bir ortaklığımız söz konusu olmamıştır,” demiş ve şöyle eklemişti: “Basında yer alan haberlerin aksine, Tevfik Arif’in gerek Sembol İnşaat şirketimizde ve gerekse Rixos Grup’umuzda herhangi bir hissesi bulunmadığı gibi herhangi bir sermaye katkısı da olmamıştır.”

Football Leaks’le sızdırılan veriler ise bunun aksini gösteriyor. Eldeki belgeler hep tartışma konusu olan ama daha önce kanıtlanamamış bir ortaklığı gün yüzüne çıkarıyor.

Kağıt üstünde Rixos’un sahibi Tamince, Sembol İnşaat’ı ise Aytekin Gültekin’le beraber yönetiyor. Rixos’un tüm dünyada 20 oteli var ve yıllık yarım milyar liraya yakın cirosu olduğu biliniyor.

Sembol İnşaat’ın ise yıllık cirosunun yaklaşık 1.5 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Türk hükümetinin de favori inşaat şirketlerinden olan Sembol’ün Kazakistan’da da oldukça prestijli ve kârlı projeleri bulunuyor.  

2010 yılında Sembol İnşaat, Rusya’da Sochi olimpiyatları için yaklaşık bir milyar dolarlık ihale kazanmıştı. Şirket, Sochi’deki inşaatlar sırasında göçmen işçileri sömürmekle suçlanmıştı. 

Eylül 2012’de Arif Arif, Doyen Londra ofisinde asistanına bir e-posta gönderiyor ve “Sembol İnşaat ve Sochi kış Olimpiyatları’yla ilgili bütün haberleri ve şirketin projeleriyle ilgili bilgileri” kendisine göndermesini istiyor.

Ayrıca da Doyen’in yatırımlarını anlattığı e-postalar ve tanıtım broşürlerinde Arif ailesinin “Rixos ve Sembol şirketlerinde çoğunluk hissesi” olduğu, şirketlerin “kurucu yatırımcıları” oldukları ve “mali desteklerinin devam ettiğini” yazıyor.

En güçlü kanıt ise Arif Arif’e Savarona skandalından 18 ay sonra Tevfik Arif’in iş ortaklarından birinden gelen e-postada bulunuyor: “Merhaba Arif, Fettah ve baban arasında imzalanmış Rixos belgelerini gönderiyorum” yazılı e-postanın ekinde iki adet sözleşme bulunuyor. 2006 yılında Tevfik Arif ve Fettah Tamince tarafından imzalanmış ‘Declaration and Undertaking’ [Beyan ve Taahhüt] ve ‘Memorandum of Understanding (MoU)’ [Mutabakat Anlaşması]. 

 

Fettah Tamince ve Tevfik Arif arasında imzalanan mutabakat [EIC.network]

 

Ağustos 2006 tarihli beyanda Rixos ve Sembol şirketleri için İngiliz Virjin Adaları’nda yeniden yapılandırılmadan bahsediliyor. Belge aynı zamanda Tamince’nin Rixos ve Sembol de dahil olmak üzere altı şirkette ve Rixos’a bağlı diğer dört şirkette Arif adına hisseleri olduğunu gösteriyor.

Tamince’nin beyanına göre: “Hisseler resmi olarak doğrudan ya da dolaylı olarak benim, ailemin ve hissedarı olduğumuz diğer şirketlerin adına kayıtlı olsa da, Tevfik Arif Rixos ve Sembol hisselerinin %50’sinin gerçek hak sahibidir.”

Beyan şöyle devam ediyor: “Arif’in hisselerinin benim adıma kayıtlı olmasının sebebi, Tevfik Arif ve benim aramdaki gizli ilişkidir ve amaç her zaman Arif’in hisselerini Tevfik Arif adına benim tutmam olmuştur.”

Mutabakat Anlaşması’nda ise Virjin Adaları merkezli olacak yeniden yapılandırma için yatırımlara planlayacak bir komite kurulmasına karar veriliyor. Şirket komitesinde yer alacak beş kişinin adı veriliyor: Tevfik Arif, Fettah Tamince, Rixos Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı avukat Mutlu Şimayli ve Salford Capital Partners şirketinden Eugene Jaffe. Salford, Londra merkezli bir yatırım şirketi. 90’ların alüminyum savaşlarında önemli figürler olan Gürcü oligark Badri Patarkatsishvili ve Boris Berezovsky tarafından kurulduğu biliniyor.

Bu arada, sızdırılan belgeler Arif ailesinin 2010 ve 2011 yıllarında adını daha sonra Platon Elenin olarak değiştiren oligark Berezovsky’ye “kişisel harcamalarına yardımcı olmak” için toplamda sekiz milyon avro borç verdiğini gösteriyor. 

 

Adını Platon Elenin olarak değiştiren Boris Berezovsky'yle yapılan borç anlaşmalarından biri [EIC.network]

 

Tamince ve Arif’in ortaklığı 1999 yılında Antalya Labada Otel’e yapılan yatırımla başladı. Sermaye Tevfik Arif’ten geldi. Tamince daha önce bu yatırımın üç milyon dolar kadar olduğunu beyan etmişti. Tamince bu tarihlerde halihazırda iş dünyasına girmiş ve Antalya’da yabancılara lüks villa pazarlıyordu. Bu ortaklıkla beraber turizm sektörüne hızlı bir giriş yapmış oldu. Labada Otel’in inşaatı aynı zamanda Tamince’nin otelin mimarı Aytekin Gültekin’le tanışmasına ve akabinde Sembol İnşaat’ın kurulmasına da vesile olmuş oldu.

2001’de ayrıca Tamince ve Tevfik Arif mücevher ithalat/ihracat şirketi olan Sardes Mücevherat Ticaret A.Ş’yi kurdular. Bu şirketle ilgili vergi kaçırmak için sahte fatura düzenlendiği iddiaları ortaya atılmış, Tamince iddiaları reddetmişti.

Rixos’un yönetim kurulu üyelerinden biri de Ukraynalı İgor Gumenyuk. Gumenyuk’un Shaktar Donetsk futbol takımının da sahibi olan Ukrayna’nın en zenginlerinden Rinat Akhmetov’un iş ortağı olduğu biliniyor. Akhmetov’un servetinin organize suçtan geldiği iddiaları medyada hep öne çıkan konulardan ancak Akhmetov bu iddiaları hep reddetti.

Arif Arif’in Erdoğan’la yanyana durduğu fotoğraf 14 Eylül 2012’de Ukrayna’da gerçekleşen 9. Yalta Konferansı’ndan. Arif Ukrayna’ya konferansın organizatörü Viktor Pinchuk tarafından davet edilmiş. Pinchuk Ukrayna’nın en büyük çelik fabrikasının satışı sırasında Akhmetov’la ortak olmuş ve fabrikanın satışına yolsuzluk iddiaları karışmıştı. Pinchuk aynı zamanda Ukrayna eski başkanı Leonid Kuchma’nın kızı Olena Kuchma’yla evli.

 

Arif Arif (Arif Efendi) ve Recep Tayyip Erdoğan, 2012 Ukrayna [EIC.network]

 

Tevfik Arif’in Nazarbayev’le arası çok iyi olan Kazak üçlüsüyle sürdürdüğü sıkı ilişkileri, şirketlerin gizli ortağı Arif’in Sembol ve Rixos’un Kazakistan’daki ihaleleri kolaylıkla kazanmasına yardımcı olduğu olasılığını akıllara getiriyor. Kendisini ‘Erdoğan aşığı’ olarak tanımlayan Tamince’nin de aynı şekilde Arif ailesinin Türkiye’deki bağlantılarını kuvvetlendiriyor olması ihtimal dışı bir durum değil.

Tamince’nin 2010 yılında Tevfik Arif’in olayların merkezinde olduğu Savarona baskını sırasında da adı geçiyor. Savcılık iddianamesine göre 27 Nisan’da, Arif’e yakın bir isim olan ve Arif’in Tamince’yle kurduğu Sardes mücevher firmasına sonradan ortak olarak giren Gündüz Akdeniz, Tevfik Arif’e polisin fuhuş planlarından haberi olduğuyla ilgili telefon açıyor: 

“İki ya da üç gün önce Fettah Bey İstanbul’a geldi ve Vakıf (Arif)’le erkek erkeğe konuşup anlattı,” diyor Akdeniz ve polisin telefonları “bir iki yıldır” dinlediğini söylüyor. Davaya dahil olan avukatlardan biri adı geçen Fettah Bey’in Fettah Tamince olduğunu teyit etti. İddiaları sorduğumuzda Tamince bize “Bahsi geçen Gündüz Akdeniz kişisiyle bir ilişkim ya da iletişimim yoktur,” dedi.

Tamince, Tevfik Arif’le olan iş ilişkisini de reddetti ve sorularımıza “Tevfik Arif’le bir ortaklığım yoktur ve hissedarı olduğum şirketlerde Tevfik Arif’in herhangi bir hissesi ya da ortaklığı yoktur,” diye yanıt verdi.

 

Bayrock: "Dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, kara para aklama, rüşvet, komplo, şantaj, zimmete para geçirme”

Tevfik Arif ve Tamince’nin Türkiye’de otelcilik ve inşaat faaliyetlerini başlattığı yıl, Arif ailesi bir yandan da Amerika’da da emlak işine girdi.

Yeni yatırımın adını Bayrock Capital koydular ve New York’un en pahalı caddelerinden Fifth Avenue’deki Trump Towers’da ofis tuttular.

Tevfik Arif, Bayrock’un başına Burak Yeneroğlu’nu getirdi. Yeneroğlu ve Tevfik Miami’de karşılıklı lüks villalarda oturuyorlar. Yeneroğlu ayrıca Gülen organizasyonu olduğu bilinen Turkic-American Alliance’la da yakından ilişkili. Belgelere göre Yeneroğlu, Obama’nın seçim kampanyası sırasında eski başkan için 652 bin dolar bağış toplamış.

 

Burak Yeneroğlu ve Barack Obama [credit: White House]

 

Yeneroğlu’yla beraber Bayrock’a eski hükümlü ve borsacı Felix Sater de direktör olarak alındı.

Arif’in iş yaptığı bir çok kişi gibi Sater’in de geçmişi oldukça renkli. 1991’de başka bir borsacıyı New York’ta bir barda yüzünden yaraladığı için bir sene hapis yatmıştı.

Amerikan Yüksek Mahkemesi belgelerine göre hapisten çıktıktan sonra Sater, Rus ve La Cosa Nostra mafyalarıyla beraber hisse senedi dolandırıcılığı yaptı. Mahkeme belgelerine göre bu yolla yatırımcıları 40 milyon dolar dolandırdı. 1998 yılında dolandırıcılık ve haraç kesmekten ikinci kez mahkum edildi.

Ama Sater’in iki kez yargılanması iş hayatının sonunu getirmemişti. Mahkumiyet kararından sonra, FBI ve New York Eyalet Savcısı Loretta Lynch’le bir anlaşma yaptı. Rus mafyasındaki iş ortakları hakkında savcı için bilgi toplayacak ve bunun karşılığında hakkındaki mahkumiyet kararları bankalardan ve yatırımcılardan gizli tutulacaktı.

Amerikan Yüksek Mahkemesi’ne göre bu anlaşma Sater’in “mahkumiyetini takip eden on yıl boyunca bir milyar dolarlık zarar veren suç işlemeye devam etmesine” sebep oldu. Bu zaman dilimi Bayrock’ta çalıştığı süreyi de kapsıyor. Bu arada daha da ilginci, Felix Sater 2000’lerin ortasında Rixos ve Sembol şirketlerinin danışmanlığını da yaptı.

Sater’in suç kariyeri Bayrock, Rixos, Sembol ve Arif ailesi için çok da büyük bir sorun teşkil etmiş gibi gözükmüyor.

2007 yılında Real Estate Weekly’e verdiği röportajda Tevfik Arif, başarısının etrafına doğru insanları toplamaktan kaynaklandığını anlatmıştı. Bu kişilerden biri de yeni seçilen Amerikan başkanı Donald Trump’tı. Trump için Arif şöyle demişti: “Bize en başından beri çok yardımcı oldu ve bizim için bazı kapıları açtı. İlişkimizin gücü şuradan geliyor: biz en iyi olduğumuz işi yapıyoruz ve bu konuda oldukça aktifiz, Trump da en iyi yaptığı işi yapıyor.”

 

Tevfik Arif'in Trump'la ortak yatırımı: Trump SoHo [Creative Commons, EIC.network]

 

2005 yılında Bayrock ve Trump birlikte inşaat projeleri üzerinde çalışmaya başladılar. Bunlardan en prestijlisi 2010 yılında New York’ta tamamlanan 440 milyon dolarlık 46 katlı ‘rezidans otel’ Trump SoHo projesiydi. Binada ev sahibi olan çoğu kişinin Rus mafyasıyla ilişkisi olduğu söyleniyor.

Bu, projenin ortaklarına bakıldığında çok da şaşırtıcı bir durum değil. Trump-Bayrock ortaklığına Sapir Organization da dahil olmuştu. Şirketin sahibi ‘Milyarder taksici’ lakaplı Sapir Tamir’di. Tamir, 70’lerin ortalarında Sovyetler Birliği’nden Amerika’ya göç etmiş ve takisicilik yapmaya başlamıştı. Çok kısa bir süre sonra Broadway’de elektronik dükkanı açtı.

Tamir’in serveti hızla arttı. İddialara göre bunun sebebi, iş ortağı Sam Kislin’in Amerika’daki Rus mafyasıyla olan bağlantıları ve KGB tarafından desteklenmeleriydi. Sapir Tamir 2014 yılında öldüğünde çoğu New York’ta olmak üzere toplam 1.4 milyar dolar değerinde mülk sahibiydi.

Bayrock’ın kanunla burun buruna gelmesi çok uzun sürmedi. 2009 yılında Bayrock eski finans müdürü Jody Kriss; Bayrock, Tevfik Arif, Sapir Tamir ve Felix Sater’e dava açtı. Kriss’in iddiasına göre Bayrock Group mafyadan farksız yöntemlerle milyon dolarları zimmetine geçirmiş, Amerikan vergi otoritelerini dolandırmış ve işkence ve ölüm tehditleriyle şantaj yapmıştı: 

“Bayrock meşru emlak işleri de yürütüyor ancak işlerin büyük çoğunluğu ağırlıklı ve gizli olarak mafya tarafından yönetiliyor. Arif, Sater ve Schwarz [Bayrock’un avukatı], şirketi yıllar boyunca devam eden ve dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, kara para aklama, rüşvet, komplo, şantaj, zimmete para geçirme suçlarının da işlendiği bir düzende işlettiler.”

Kriss’in şikayet dilekçesine göre Tevfik, Bayrock şirketini parasının asıl kaynağını, yani ailesinin Kazakistan’daki krom rafinerisini “saklamak için bir mecra” olarak kullanıyordu.

90’ların kanlı doğal kaynak ve maden savaşlarından yıllar sonra, Sapir ve Kislin gibi isimleri Tevfik Arif’in çocuklarının düğün davet listesinde görmek mümkün. Davet edilen isimler arasında Kazak üçlüsü, Musa Bazhaev’in ailesi, Reuben kardeşler, Telman İsmailov, Bilunov ve daha bir çok oligark ve politikacı var.

Mashkevich’in eski asistanının EIC partnerlerinden Belçika gazetesi Le Soir’la anonim olarak yaptığı röportaja göre, bu misafirlerin çoğu “mafya, yüzde yüz.”  

Arif ailesinin, çocuklarının düğünleri için hazırladığı davetiye listeleri oldukça ilginç: davetiyeler Sovyet dünyasının vahşi oligarklarıyla Türkiye’nin güç kazanan isimlerini bir araya getiriyor. Kutlamalara Sıtkı Ayan, Fettah Tamince ve Tayyip Erdoğan da karısıyla beraber çağrılıyor.

Doyen Group bayrağı altında 2011 yılında Arif ailesinin faaliyetlerini resmiyete döktüğü yerin Türkiye olması da tüm bu bağlantılar göz önüne alındığında tesadüf değil gibi görünüyor.

 

> ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Boğaz'a nazır: Doyen'in Türkiye şirketleri ve bağlantıları

 

comments powered by Disqus
The Black Sea by crji.org is licensed under a Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 Unported License if not otherwise stated. Based on a work at theblacksea.eu. This web application is Free Software (AGPLv3+), the source code is available on GitHub and waiting for contributions.